Türkiye: Basın Meslek Örgütlerinden Ve Gazetecilerden Açık Çağrı: Nefes Alamıyoruz

Yer: Türkiye
Tarih: 29 Haziran, 2021
Available in: 🇬🇧  Engish

Türkiye’de gazetecilere yönelik giderek artan polis şiddeti ve mevcut iktidarın uyguladığı politikalara karşı basın meslek örgütleri eş zamanlı protesto düzenledi. 15 örgütün ortak yaptığı açıklamada ‘Nefes alamıyoruz’ denildi. Gazetecilikte Kadın Koalisyonu (CFWIJ) yapılan açık çağrıya katılıyor, yetkililerden gazetecilerin özgürce mesleklerini yapabilecekleri bir ortam sağlamalarını talep ediyoruz.

26 Haziran’da İstanbul’da 19’uncusu gerçekleşen LGBTİ+ Onur Yürüyüşü’nü takip eden gazetecilerin maruz kaldığı polis şiddeti ve AFP foto muhabiri Bülent Kılınç’ın darp edilerek gözaltına alınmasının ardından 15 basın meslek örgütü ortak çağrı yaparak bugün Ankara, İstanbul ve İzmir’de protesto düzenledi. Ankara ve İstanbul Valilikleri önünde düzenlenen protestoyu CFWIJ koordinatörleri Damla Tarhan Durmuş ve Ceren İskit takip etti. 

Ankara Valiliği önünde yapılmak istenen basın açıklamasına polis izin vermedi. Valiliğin yanındaki Abdi İpekçi Parkında yapılan açıklamada basın örgütleri adına Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Ankara Şube Başkanı Esra Kocak Mayda, “Artık gazeteciler görevlerini yaparken ölümle de yüz yüze kalıyor” dedi. "Basının sesiniz kesemezsiniz" ifadelerini kullanan Mayda, gazetecilere uygulanan şiddetin bir suç olduğunu vurgulayarak söz konusu baskılara artık dur denilmemesi gerektiğini söyledi.  

İstanbul Valiliği önünde açıklama yapan AFP foto muhabiri Bülent Kılınç, Onur Yürüyüşü’nde yaşadıklarına dikkat çekerek, “Yaşadığım olaylara karşı sahip çıkan, arayan çok kişi oldu ama kurumlarında olanları yayınlatamadılar. Bu çok üzücü bir şey.” dedi.

Ankara, İstanbul ve İzmir’de yapılan ortak açıklamada, “Türkiye’de haklarını aramak için sokağa çıkan yurttaşları takip edip haberleştirmek, gazetecinin kamusal görevidir. Meslektaşlarımız son günlerde tüm toplum adına bu görevlerini yürütürken ağır şiddetle karşı karşıya kalmaya başladı. Yaşananlar çok tehlikeli bir boyuta ulaştı.” ifadeleri kullanıldı. 

Basın açıklamasına şu şekilde devam edildi: 

“Yaşananlar çok tehlikeli bir boyuta ulaştı. Taksim’de yapılmak istenen protesto eylemini izlemeye çalışan çok sayıda gazeteci darp edildi, gözaltına alınmak istendi, görüntü almaları engellendi, makinelerindeki görüntüler silinmek istendi. 

26 Haziran Cumartesi günü LGBTİ+ bireylerin ve onlara destek veren yurttaşların düzenlemek istediği onur yürüyüşüne müdahale eden güvenlik görevlileri, uygulanan şiddeti kayda almak isteyen AFP foto muhabiri Bülent Kılınç’ı yere yatırıp boyuna bastırarak nefessiz bırakmak istedi. Güçlükle “Nefes alamıyorum” diyebilen Bülent Kılınç ölümden döndü. 

Amerika’da bir polis tarafından aynı yöntemle öldürülen George Floyd’un görüntüleri tüm dünyada infial yaratmışken, ülkemizdeki güvenlik güçlerinin bunu örnek alırcasına şiddet uygulaması hepimizi derinden endişelendirmektedir.

Aynı gün başka meslektaşlarımızın da işlerini yapmaları engellendi. Darp edilen, taciz edilen, çektikleri görüntüleri silmek zorunda bırakılan meslektaşlarımız oldu. Kolluk güçleri bu kanun tanımaz uygulamaları ile halkın gerçekleri öğrenme hakkını engellemektedir. Nefessiz bıraktıkları yalnız meslektaşımız değil, halkın haber alma hakkıdır. Bu şiddet dalgasının amacı medya çalışanlarını bezdirmek ve görevini yapmaktan uzak tutmak ise, bu amaca ulaşmanın mümkün olmadığını bir kez daha, gür bir sesle haykırıyoruz. Gazetecilik suç değildir ve bizler gazetecilik yapmaya devam edeceğiz. Gazetecilere şiddet uygulanmasını kanıksamayacağız, asla kabul etmeyeceğiz! Bu insanlık dışı yöntemlerde ısrar etmeyi düşünen memurları da uyarıyoruz: Cezasızlık zırhına güvenmeyin! Size bu kanunsuz emri verenlerle birlikte mutlaka yargılanırsınız! Gazeteciliği boğmanıza izin vermeyeceğiz!”

TGS Ankara Şube Başkanı: Dur Demezsek Gerçekten Nefes Alamaz Hale Geleceği̇z

Açıklama ardından CFWIJ’e konuşan TGS Ankara Şube Başkanı Esra Koçak Mayda, son yaşananların gazetecilerin nefesini kestiğini söyledi. Artan polis şiddetinde gazetecilerin ablukaya alınmak istendiğini vurgulayan Mayda, Onur Yürüyüşü’nde haber takibi yapan Bülent Kılınç’a yönelik sert polis müdahalesini ‘öldürmeye teşebbüs’ olarak değerlendirdi. Mayda Türkiye’de gelinen noktada birçok gazetecinin yazdığı haberler ya da sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek yargılandığına dikkat çekti. 

TGS Ankara Şube Başkanı, “Artık özgür alanlarımızı kaybediyoruz. Gazeteciler ve vatandaşlar olarak bu duruma bir şekilde dur demezsek bu abluka iyice daralacak ve gerçekten ama gerçekten nefes alamaz hale geleceğiz” dedi.

Meral Danyıldız: Gazeteci̇ler Olarak Kendi̇mi̇zi̇ Güvende Hi̇ssetmi̇yoruz 

İstanbul’daki basın açıklamasına katılan ve CFWIJ’e konuşan BirGün Gazetesi muhabiri Meral Danyıldız da gazetecilerin uzun süredir baskıda olduğunu vurgularak, “Biz gazeteciler olarak kendimizi güvende hissetmiyoruz. Bülent Kılınç’a yapılanların öncesi de var sonrası da olacak. Ancak bu şiddetin önüne geçilmesi için gerekli önlemlerin alınması gerekiyor. Gazetecilerin güvenliği hepimiz için önemli çünkü biz olmazsak kimse doğruları öğrenemez. Bu yüzden tüm basın meslek örgütlerinden destek bekliyorum.” dedi.

Artı Gerçek muhabiri Yağmur Kaya ise basın meslek örgütlerinin geç kalmış bir açıklamaya imza attığını söyledi. Bugün gazetecilerle omuz omuza dayanışmayı sergilemenin çok önemli olduğunu vurgulayan Kaya, “Bugün bu açıklama ile yetinmemeli, hem halkın haber alma hakkını koruyabilmek için hem de gazetecilere yönelik şiddet uygulayan görevlilerin yargı önünde hesap verebilmesi için dayanışmayı ve mücadeleyi büyütmek gerek.” ifadelerini kullandı. Kaya, “Onur Yürüyüşü’nde Bülent Kılınç’ın başına gelenler, öldürmeye teşebbüstür. Şiddet uygulayan kolluk görevlilerine yönelik hala cezai bir işlem uygulanmamıştır. Söz konusu kolluk görevlisinin görevden alınması için demokratik bir baskı kurulması gerekiyor.” diyerek sözlerine devam etti. Gazeteci ayrıca basın meslek örgütlerinin sadece büyük basın kuruluşlarında çalışan gazetecilere yönelik harekete geçmemesi gerektiğini, bütün gazetecilerin şiddet ve baskıyla karşı karşıya olduğunu vurguladı.  

CFWIJ Bölge Koordi̇natörü: Geçen Yıla Oranla Kadın Gazeteci̇lere Yöneli̇k Fi̇zi̇ksel Şi̇ddet Neredeyse İki̇ Katına Ulaştı

Türkiye’de artan polis şiddetine dair açıklama yapan CFWIJ Bölge Koordinatörü Damla Tarhan Durmuş, “Biz Gazetecilikte Kadın Koalisyonu olarak kadın gazetecilere yönelik her türlü şiddeti kaydediyoruz. Özellikle bu yılın başından itibaren kadın gazetecilere yönelik fiziksel şiddet vakalarında çok ciddi bir artış gözlemledik. Çoğunlukla kadın gazeteciler sahada haber yaparken polis şiddetine maruz kaldılar. Henüz 2021’in ilk yarısında olmamıza rağmen 2020’nin tamamında kaydedilen vakaların neredeyse iki katına ulaşmış durumdayız. Bu da aslında ortamın ne kadar tehlikeli hale geldiğini gözler önüne seriyor.” dedi.

CFWIJ Araştırma Koordinatörü Ceren İskit ise“Türkiye'de gazetecilere yönelik uygulanan polis şiddeti çok tehlikeli bir hale gelmiştir. İstanbul'da son yaşanan LGBTİ+ Onur Yürüyüşü'nü takip eden kadın gazetecilere karşı uygulanan polis şiddeti bunun en son örneğidir. CFWIJ, son gelişmeleri büyük endişeyle takip etmektedir. Türk devletine gazetecilerin kamusal bir görev yaptığını hatırlatıyor, güvenlik güçlerinin gazetecilere özgürce haber yapabilecekleri ortamları sağlamalarını talep ediyoruz.” şeklinde konuştu.

Gazetecilikte Kadın Koalisyonu olarak mevcut iktidarın ve polisin gazetecilere yönelik uyguladığı şiddeti kınıyoruz. Geçtiğimiz yıla oranla kadın gazetecilere yönelik artan fiziksel şiddet vakalarını endişeyle takip ediyoruz. Gazetecilerin özgürce ve güvenli ortamlarda mesleklerini yapabilmelerini talep ediyor ve yineliyoruz: Gazetecilik suç değildir.

 

The Coalition For Women In Journalism closely monitors the incidents in Turkey with great concern. Since March 8, Women's Day, police violence against women journalists increasingly continues in the country. As the coalition, we urge the Turkish state to provide a free environment for journalists. Following the news is our most fundamental democratic right to report. We demand the immediate release of our detained colleagues. Journalism is not a crime. Journalism cannot be prevented.

If you have been harassed or abused in any way, and please report the incident by using the following form.

Previous
Previous

Turkey: Journalism Is Prosecuted Once Again – CFWIJ Condemns The Unjust Trial Against Journalist Buse Söğütlü

Next
Next

Turkey: Press Organisations And Journalists Called The Turkish Government “We Can’t Breathe”